TÜRKÇEM AĞLIYOR…




E-TÜRKÇE

Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de internet ve bilgisayar okur-yazarlığı her geçen gün artmaktadır. Hızın giderek önem kazanmasıyla birlikte, hızlı düşünme ve hızlı yazma ihtiyacı artmıştır. Böyle bir durumda klavye ve ekran karşısındaki bireyin kimi zaman kurallara uygun ve standart yazım özelliği taşıyan metin üretmesinde aksaklık görülebilir.

E-postalarda kullanılan Türkçe, genel olarak standart yazı diline bağlı olmakla birlikte, kullanıcının eğitimi ve sosyal nitelikleri ile alıcıyla olan ilişkisinin türüne göre standarttan sapabilir. Hatta doğrudan doğruya söyleşi (chat) dili kullanılabilir. Söyleşi(chat) dilindeki sapmaları şu şekilde özetleyebiliriz:

* Konuşma dilinin yansıtılması ve yerel ağızların kullanılması:

İstiyosa, gidiom, bardım, bi Dakka, uleyn…

* Tonlamaları gösterme ve sözün etkisini artırmak amacıyla:

Offff, ahhh, selaaaamm,

* Türkçe kelimelerde kısaltma:

Mrb, slm, nbr…

* Türkçe’de bulunmayan harfleri kullanmak:

Eywallah, sanmısh…

Bu listenin uzayıp gideceğini biliyoruz. Ve burada biz Türkçe öğretmenlerine çok fazla iş düşüyor. Öncelikle bizim bu yanlışları yapmamamız ve “e-Türkçe”den yana bir tutum almamız gerekiyor.

Sevgili öğretmenlerimin bu konuda hassasiyet göstereceklerine inanıyorum.

ŞULE ATEŞ

01/12/2008




Yorum(lar)

şule hocam duyarlılığınıza cidden hayran kaldım yüreğinize sağlık.

Gönderen: serhat yılmaz || 03 Aralık 2008

forumda biz Türkçe öğretmenlerinin dahi bu hataları yapması telaşlandırdı beni. umarım daha hassas davranırız…

Gönderen: ssule || 05 Aralık 2008

Toplumsal bir bilinç oluşması gerekiyor şule hocam..Dilin hassasiyeti ancak cehaletin ortadan kalkmasıyla anlaşılacak gibi duruyor..Nasıl yönetildiğimize baksanıza..Cehaletin pençesinde değil miyiz..
Ellerine sağlık..

Gönderen: Deruni Kadim || 08 Aralık 2008

sadece forumlarda değil maalesef bu yanlış kullanımlar. gençlerin ve çocukların ağızlarında da br yabancılaşma almış başını gidiyor. bu konudaki duyarlılığımızı etrafımızdakilerle palaşmamız ve onlara da bu hassasiyeti kazandırmamız gerekiyor; kutsal görevimiz bu çünkü…

Gönderen: anaç || 08 Aralık 2008

geçen milliyetti sanırım bir gazetede bir dil profesörünün demecini okudum.bu dil yanlışlıklarının aslında türkçeye uygun olduğunu, bunun en az çaba yasası doğrultusunda olduğunu, bu yasanın dilimizin temel yasalarından biri olduğunu savunmaktaydı.dil zenginliğinin göstergesiymiş bu.yeni türetilen sözcükler sayesinde zenginleşen dilimizle gurur duymamız gerekmiş.

yorumunu siz yapın.

Gönderen: beydeba08 || 09 Aralık 2008

haklısn bunları bizde kullanıyoruz farkında olmadan.Dil tabi ki yaşayan bir şey her sene bi yenilk çıkıyor bunlara da isimler verilmesi gerekiyor ama dilimizi yozlaştırarak değil dilmize uygun yeni kelimler türeterek bunu yapmalıyız böle olursa dilimiz zenginleşmiş olur ve bizde gurur duyarız.

Gönderen: yasemin || 09 Aralık 2008

aslında bazı yerlerdeki yazışmaların , özelliklede zaman kazanmak amacıyla yapılan “mrb, slm vb.” söyleyişlerin dile zararı olmadığı görüşündeyim, fakat bunu zenginleşme olarak da görmüyorum. Bu tür kullanımlar sadece anlıktır, zaten biz onları normal şekilleriyle okuruz.

Diğer türde ( yabancı kelimeler ile, alfabemizde olmayan harfler ile, vb.” kullanımlar ise dilde katliamdır. Bu da lafın özüdür.

Gönderen: Mehmet Çağatay || 10 Aralık 2008
Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)