HATA KİMDE?




HATA KİMDE?

Bayram tatilinde yönetimin bence çok büyük olan bir yanlışlıyla yüz yüze geldim. Uzaktan akrabam olan 6 yıllık bir öğretmenin sorusuydu beni bu durumla yüzleştiren. Soru basitti “Sen yapılandırmacı eğitimin nasıl uygulanacağını okulda öğrenmişsindir, bana biraz anlatsana.” Öğretmen bilmiyor! Ama suç onun mu? Elbette hayır. Sistem değiştiriliyor; ama öğretmen bunun donanımına, bilgisine sahip değil. Buna rağmen yönetim gelecekten medet umuyor.

Öğretmen bilmezken nasıl öğretecek! Benim verdiğim duruma güzel bir örnek; çünkü öğretmen öğrenmek istiyor. Çoğu öğretmen merak etmiyor bile. Formaliteye uysun diye uyguluyorlar ki onlar için de çok zor yıllardır uyguladıkları yöntemi değiştirmek. Öğretmen yardımcı kitabı elinde derse giriyor ama daha önce bilgiyi direk verdiği için şimdi yapılandırmacı eğitimle nasıl oluşturacağını bilmiyor. Ayrıca bu sistemin gereği olan öğrencinin aktif olması ve öğretmenin materyal hazırlaması gibi durumlar öğretmenler tarafından yapılmamakta, yapılamamakta. Öğretmen öğrenci aktif oldukça otoriteyi koruyamayacağını düşünüyor. Materyal yapımını ise zaman kaybı olarak görüyor ya da üşeniyor.Oysa ki sistemin amacı eğitimi görselleştirip öğrencinin bilgiyi kendisinin anlamlandırması. Öğrenci görmeli, işitmeli, dokunmalı. Diğer bir yanlış -bence en önemli olanı- yapılandırmacı eğitimin nasıl uygulanacağının eğitimini alan bizlerin atanmaması. En azından her okulda bir tane bu eğitimi üniversite sıralarında öğrenip gelen bir öğretmen olsa sistem daha rahat anlaşılır. Çünkü 3-5 ay alınan eğitimle öğrenilemiyor maalesef.

Bunlar dikkate alarak yapılan atamalar öğretmen içinde, öğrenci içinde, gelecek nesiller içinde en iyisi olacaktır. Ve en önemlisi “gelecek” için güzellikleri beraberinde getirecektir.

Özlem TURAN

14.12.2008




Yorum(lar)

yüreğine sağlık hocam…

Gönderen: eray.sener || 14 Aralık 2008

Ah be Özlem ben de geçen gün aynı durumla karşılaştım.10 yıllık bir Türkçe öğretmeni bana biraz anlat ya siz okullarda ne öğreniyorsunuz diyor.Her şey o kadar çok değişti ki zorlanıyoruz diyor.Açıkçası sistemsizlik özlem.Eline sağlık bu konuya parmak basmak gerekiyordu zaten.

Gönderen: Deruni Kadim || 14 Aralık 2008

Haklısın Özlemciğim mevcut kadroyu donanımlı hale getirmek gerekiyor.Öğrenciler her yönü ile eski tekniklere sahip öğretmenleri dinlemiyor artık.
Öğretilen konuların değiştiği gibi nesil de değişiyor.Zamanın gerekleri var.

Gönderen: Tuğba Kağızman || 16 Aralık 2008

kılavuz kitapları öğrencilere verip ordan okutanlar var:)) gülüyorum artık…

Gönderen: ssule || 16 Aralık 2008

kitap demişken, bu ders kitapların bir şey olmaz ya., üfürükten teyyare. Hocalar bile başka kitaplar almaları yönünde yönlendiriyorlar öğrencileri.

Ücretsiz kitap dağıtmak gibi bir yüreklilik gösterdiniz , dağıttığınız kitaplar da baştan sağma olmasın barii.. Bu ülkede tek kaynağı ders kitapları olan öğrenciler var , unutulmasın

Gönderen: Mehmet Çağatay || 16 Aralık 2008

Sence önemli mi onlar için. Hala iyi çocuk eğilimindeler. Desinlere iş yaparsan böyle olur…

Gönderen: ssule || 16 Aralık 2008

Mehmet doğru söylüyorsun içerik olarak pek verimli değiller.Onu geçtim zaten yazdığım gibi içerik verimli olsa öğretmen yılmış.Var bir yerde hata ama nerde, kimde?:D Cevabı siz biliyorsunuz tabii:D

Gönderen: özlem turan || 18 Aralık 2008
Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)