CANIMIZ SAĞ OLSUN…




Bizi bir odaya hapsetmediler; ama dışarıda ellerimizi kollarımızı bağladılar. Hiçbir engelimiz yok sandık, sadece beynimiz yetmedi normal olmamız için. Kendimize zarar vermedik; ama başkaları zarar görür sandılar herhalde.

Bu yurt gördüklerinizden çok farklı Nimet abla, zihinsel engelli çocukları, beyinleri bedenlerine zarar vermemeye yeter olmadığı için bağlamışlar yataklarının kenarına. Kamera çekerken çıkarmışlar kollarını; ama yataklara düğümlenmiş ipler kalmış kenarlarında. Kimisinin koluna pet şişe geçirilmiş elinin sert darbesi canını acıtmasın, tıkları yüzünü kesmesin diye. Devlet bakmış ana-babanın sahip çıkamadığı çocuğuna; ama bu yurt çok farklı Nimet abla… burada gökyüzü özgürlüğü, mavisini görmeye tahammülü olmayan karamsar insanlarla dolu. Senelerce gözlerini semaya kaldırmamış ne yağan kara-yağmura ne de açan çiçeklere, meyve veren ağaçlara göz gezdirmiş; bakmış ama görememişlerle…

Mutluluk, hayatın anlamını bilmekle başlar. Kimi çobanları otarırken, kimi yardım olsun diye hem okur hem çalışır, düşesi şanslıysa tavlada görür; çoğu da en anlamlı saydıkları mesleği, öğretmenliği, seçerler. KPSS’yi okurken öğrenip, mezun olana kadar bu sınava çalışırlar. Beyinlerini kullanmaları engel olmaz ellerinin kollarının bağlanmasına. Taban puan, katsayı çarpımı, mezun olan sayısının öğretmen ihtiyacını karşılamasına rağmen bütçe açığı, onlarca kitapla bir kaleme bağlar bileklerinden. Kangren olur da kolları, uyuşmuş beden hissetmez acısını. Ana-babanın bir tek sözü yeterken, aslında yıkar onları: canın sağ olsun… canımız sağ olsun Nimet abla…




Yorum(lar)

Henüz yorum yapılmamış.


Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)