ŞUBAT ATAMA(MA)LARI




Müjde!

Milli eğitim bakanı Hüseyin Çelik, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında Şubat ayında 8 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını açıkladı.

( ???)

O anda zihnimde kıvılcımlar… Deli mantığıyla aklıma şu soru geldi: Nereye?
Nereye yapılacak bu atamalar? Kimler atanacak.?

Hemen söyleyeyim. Halen sözleşmeli çalışanlar kendi okullarında veya başka okullarda kadroya geçirilecekler. Onlardan boşalacak yerlere de sözleşmeli öğretmen alınacak.
Hani nerede 8 bin öğretmen ataması?
Siz sözleşmeli öğretmenlik diye bir tarafınızdan bir statü uyduracaksınız. Ardından 13 bin kişilik bir atama yaparak öğretmeninizi sözleşmeli olarak istihdam edeceksiniz, sonrasında başka bir atama yapıyorum ( 8 bin) diyecek, sözleşmeli öğretmeninizi kadroya geçireceksiniz. Rakam büyüdükçe büyüyecek fakat yaptığınız Ali Cengiz oyunu yüzünden atama bekleyen ve atanamayan öğretmen sayısı azalmayacak.

Bu nasıl iştir? Atama var, atanan yok.

Boş duran kadrolarda geçici olarak 1/3 fiyatına çalıştırılan ücretli öğretmenler bir yanda,
“Şubatta puan düşer mi?”, “Sizce ne kadar yeni alım yapılır.”, “Tekrar sözleşmeli alım yapılır mı?” gibi sözler ve sorular diğer yanda.

Ey bu işin başındakiler! Siz ne yapıyorsunuz? Öğretmeninizi nereye sürüklüyorsunuz?
Ocak ayının ortasına yaklaşıyoruz. Sorular cevabını bulmuş değil. Kaç yeni öğretmenin atanacağı tam bir muamma. Epey bir süre daha belli olmayacak.

Nasıl bir sisteminiz var? Yoksa sistemsizliği sistem olarak mı bellediniz?
Ya işinizi doğru şekilde yapın ya da koltuklarınızı boş yere işgal etmeyin. Benim öğretmenimin hayalleriyle oynamaya kimsenin hakkı yok. Hele sizin hiç…

Umuyorum ki önümüzdeki atamalarda, başta atanmayı en çok hak eden Türkçe öğretmenleri, tüm öğretmen arkadaşlarım en kısa sürede sistemi mağlup edip atanırlar.
Sözümü de atanamayan öğretmen kardeşlerimizin dillerinde pelesenk olmuş meşhur sözle bitireyim: “ hayırlısı olsun”.

Mehmet Çağatay

07/01/2009




Yorum(lar)

valla guzel kardeşim sen ne güzel söyledin helal olsun sana ama şunuda söylemeden gecemeyecem %47 oy alan bır partı yanı 2 kişiden biri oy verdi şimdi oyu sen mi verdin yoksa ben mi verdim bu adamlara, üniversitende bangır bangır haklarını arayan arkadaşların oldu niçin onlara destek olmadın yoksa destek olacaktında zaman mı bulamadın üniversitenizde elinizden but. hakkınızı aldılar hakkını gerı almak ıcın hakkını aradın mı o hakkını arayanlara o zaman hangı ön yargıyla baktın soruyorum sana nasıl bır yargıyla baktıgını ben cok ıyı bılıyorum çünkı bende aynı üniversiteden ve aynı bölümden mezunum yaptıgımız hatanın farkına yenı vardık olsun bız türk milletiyiz iş işten geçince anlarız… duyarlılıgın için gene de teşekkürler..

Gönderen: türkçeci || 08 Ocak 2009

hamdolsun mcagataycım…

Gönderen: ssule || 08 Ocak 2009

evet “Türkçeci” kardeşim o iki kişiden biri olmadığama emin olabilirsin.

ayrıca hak arama konusunda eleştirene katılmayacağım. Zira ben baştan beri gidişatın iyi olmadığını savundum ve elimden geleni yaptım.

ve hakkını arayan hiçkimseye de önyargı ile bakmadım. bilakis beni ilgilendirmese bile destek oldum. Onun içindir ki benim ünibersitede hiçbir hakkım elimden alınamadı. (büt hakkı)

Samimi yorumun için de teşekkür ederim.

Gönderen: Mehmet Çağatay || 09 Ocak 2009

bize söyleyecek söz bırakmamışsın çağatay hocam…eline sağlık…

Gönderen: eray.sener || 09 Ocak 2009

Çağatay Hocam o kadar haklı yorum yapmışsınız ki bize diyecek bir söz kalmamış.Ama unuttuğumuz bir şey var ;bunu anlayacak bakan yok ortada.Sonra da eğitim şart diyorlar.Evet şart ama size diyesim geliyor:(

Gönderen: ceylin26 || 19 Ocak 2009

üzüntüden ne diyeceğimi bilmiyorum ama size bitin yüreğimle katılıyorum değerli öğretmenlerim

Gönderen: nomak666 || 21 Ocak 2009

Meslektaşım güzel yazdı… Ellerine sağlık… lakin herkesin bir şeyler yazması gerekir. Benim fikrim iyi olsun kötü olsun her gazeteciye bu ve bunun gibi yazılar yazıp mail atmak. Günümüzde en önemli organ medya… bizim de medyayı kullanmamız gerekir… belki gazeteciler sesimizi duyar… Ugraşlarınız için teşekkürler…

Gönderen: Kağan F. KAÇARAN || 23 Ocak 2009

YÜREĞİNE SAĞLIK.

Gönderen: serhat yılmaz || 25 Ocak 2009

kardeşim elime silah verseler gidip şu hüsoyu vuracağım.vallahi billahi cennetlik olurum.bu kadar insanın duasını alırım,hem de bu boktan hayattan kurtulurum.

Gönderen: yunus beşli || 25 Ocak 2009

olması gereken olsun…

Gönderen: avci55 || 26 Ocak 2009

ELLERİNE SAĞLIK
ÖĞRETMENİM

Gönderen: ceylin_2632 || 28 Ocak 2009

Yazdıklarına eline sağlık,duana da amin derim ne diyim?

Gönderen: tugba_ka || 05 Şubat 2009

çağatay hocam haklısınız size yürekten katılıyorum.bizler bu ali cengiz oyununun birer piyonuyuz maalesef…elden bişey gelmiyor yazık..emzik verilmeyen bebek kadar bile olamıyoruz..seyirciyiz sadece..bir umut bekliyoruz neyi beklediğimizi bile bilmeden..

Gönderen: tuuba || 08 Şubat 2009

bulunduğum okulda kadroya geçmek istiyorumm.fakat sıralamamı il düzeyindeki sıralamamamı nasılöğrenebilirim bilen arkadaşlar lütfen yazsın..

Gönderen: türkçeci || 11 Şubat 2009

ee bizde o üniversitenin gevşek boş vermiş,etliye sütlüye karışmayan havasına aldandık.Geçmiş nesle çok çektirildiğinden olsa gerek bizim neslimiz daha apolitik,daha günü kurtarmaya yönelik bi zihniyette.peki şimdi bize salınan bu gelecek korkusunu haklı çıkarabilecek nasıl bi günah işlemiş olabiliriz hiç bilmiyorum.resmen ‘yetkili’lerin ağzının içinde yaşıyoruz.O ağızdan her çıkanı hayra yolabilmek için birbirimizle yarışıyoruz.ve bence o ağız her defasında bize tükürüyor….

Gönderen: adnan || 11 Şubat 2009
Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)