Kahrolsun sistem!
Kahrolsun sistem.
Evet biraz ağır oldu ama bir öğretmeni bu şekilde bir isyana mecbur bırakıyor sistem. Mecburdan da öte çaresiz bırakıyor.
Atamıyor, daha beter ediyor. Psikolojik olarak yıpratıyor. Meslekten soğutuyor. Çaresiz bırakıp asgari ücretin altında ücretle çalıştırıyor. Kadro vermiyor. Ücretli, sözleşmeli, kadrolu diye öğretmenleri ayırıyor. …
Tabi bunlar atandıysanız.
Eğer atanamadıysanız size cüzi bir kontenjan veriyor ve bu kontenjana branşları paylaştırıyor. Paylaştırmıyor, ortaya yem olarak bir sayı atıp branş öğretmenlerini tartışmak zorunda bırakıyor.
Ne yapsın öğretmenim.
Sistemi sorgulamak yerine hakkını başka branşların aldığını sanıp onlara kızıyor, söğüyor … Elinden gelen bu. Diğer öğretmen kardeşimin payını alarak kendine pastadan daha büyük pay çıkartmaya çalışıyor. Pastanın ufaklığını görmüyor bile.
Önceleri sınıfçı-branşçı ayrımı vardı, sınıf öğretmenlerine fazla kontenjan veriliyor diye. Şimdi branşçı kavgasına döndü. Sistemsiz sistem bunu öngördü çünkü.
Bir branştan önceki yıllara nazaran az alım oldu diye –ihtiyaç olmasına rağmen- diğer branşlardan arkadaşlar göbek atacak seviyede seviniyorlar. Sisteme mağlup meslektaşlarına üzülmek yerine.
Hele de bu ana dil Türkçe olunca durup düşünmek yerine havalara uçuyorlar. Güzel Türkçe’min mağlubiyetini kutluyor, bunca yılın hıncını çıkarıp Türkçe öğretmenlerine hakarete varan söylemlerde bulunuyorlar.
Ama Türkçe’min öncelik olduğunu unutuyor meslektaşlarım. Tarih gibi dil de milleti millet yapan unsurlardan. Ve ol dilin yozlaşmaya başladığı günümüzde Türkçe’den tek ihtiyaç dahi karşılanmazsa bu sistemin ayıbıdır. Bu ayıbı Türkçe Hareketi ile duyurmaya çalışırkaen Türkçe öğretmenleri diğer branş hocalarından çatlak sesler yükseliyor. Türkçe Hareketine destek olmak varken köstek oluyorlar.
Ama onlara da kızmıyorum. Ekmek davası. Birileri alçalıp birileri yükselecek.
Kahrolası sistem…
Mehmet Çağatay
07/11/2008
Mehmet Çağatay
Posta
sistem yanlışlarla dolu.eline sağlık çağatay.
hocalarımız derdi ki bizim zamanımızda doğuya atanma korkusu vardı, siz atanamama korkusu yaşıyorsunuz. hem de bu öyle bir hale geldi ki dediğiniz gibi farklı meslektaşlarımızla savaşır olduk..
çok güzel özetelemişsin durumumuzu hocam. aynı dava içinde birbirimize düşürüldük ne yazık ki.
öğrenciler bile ilk derste “ücretli misiniz, kadrolu mu?” diye soruyor. bir zamanların seçkin mesleği olan öğretmenlik bu saçma ayrımlarla ayaklar altına alınıyor.
tek ölçüt kpss denen 4-5 saatlik kabus olmamalı, hepimiz öğretmeniz çünkü.
Bu site gerçekten çok iyi oldu, tüm sözleşmelilerin ve atanamayan öğretmenlerin bir araya gelmesi gerekiyor. Elinize sağlık. http://www.vatanbir.org
her kim bu düzenlemeyi yaptıysa tebriker. yazı için de teşekkürlerimi sunuyorum. 2 yıldır atanamayan bir türkçe öğretmeni olarak maduriyetimi duyurabileceğim ve gidişatı durdurma adına çalışmalar yapabileceğim bir sitenin olması beni çok mutlu etti. imza kampanyasına da herkesin katılmasını rica ediyorım
dostlukla tuba…
arkadaşlar imza kampanyasına nasıl katılabiliriz?
http://www.turkcehareketi.com/imza/index.php BURADAN
AYRICA ANA SAYFADAN DA BAĞLANTI VARDI..