Bir hareketin anatomisi: Türkçe Hareketi

Küçük bir hikâye. Öyle ama roman olmaya aday. Hak arama süreci.
Şubat 2008, Türkçe’ye pek kadro verilmemişti. Olur arada, gözden kaçmıştır. Vardır bir hikmeti.
Ağustos 2008, 441 kontenjan. Olamaz.!. Ayaklar altına alınan Türkçe öğretmenliği artık ezilmişti. Bu böyle gitmez. Hadi 2008 öncesi mezun olanları saymayalım, 2008 mezun binlerce kişi var ve alım 441. “Ayıptır bu efendiler.” lafı artık çok masumane. Kitap yazılır ‘bir branş nasıl çökertilir’ diye.
Hadi bu branşı çökerttiniz. Unutmayın Türkçe sizin ana diliniz. (?)
‘Bir şeyler yapmalı’ dedi Türkçe öğretmenleri. Şubatı , Ağustosu kaybettik geleceğimiz karanlık olmasın diye. Birtakım forumlarda bir araya geldiler ve “Neler yapabiliriz” sorusunun cevabını aradılar. Bu aşamada yapılacak tek şeyin Türkçe’yi arka planda bırakan bakanlığa bunu hatırlatmak olduğunu kararlaştırdılar. Bakanlığa, bakanlığa yakın kurumlara posta, belgegeçer, e-posta vb. yollarla ulaşıp dertlerini anlatmaya çalıştılar. Gelen geri dönüşlerde bunun karanlıkta koşmak olduğunu görseler de yılmadılar. Kiminin amacı bir sonraki atamada atanmak, kimininki ise Türkçe’ye hizmet etmek.
Adım adım ilerlediler. Yoğun bir şekilde bakanlığa sorunu anlatmaya çalıştılar.
Sonuç, kasım 2008 atamaları. 13 binde 521 kontenjan. Kısaca tam bir fiyasko. Milli Eğitim Bakanlığı’nda ‘dediğim dedik, çaldığım düdük’ anlayışı.
Bu iş bakanlığı geçti artık. Sorunu kamuoyuna duyurmak lazım. Bu düşünceyle oluşturulan Türkçe Hareketi. Onlarla başladı, yüzlere, binlere hitap etmeyi amaçlıyor.
Türkçe öğretmenliğine yapılan bu ülkenin geleceğine yapılan darbedir diyorlar. “Türkçe’yi samimi olarak korumak istiyorsanız, Türkçe öğretenleri korumanız gerekir.” anlayışını güdüyorlar.
Ne diyelim, yolun ve bahtın açık olsun Türkçe.
Yolun ve bahtın açık olsun Türkçe Hareketi.
Durmak yok, yola devam…
Mehmet Çağatay
04/12/2208
Mehmet Çağatay
Posta
anatomimiz de oluştu hadi hayırlı olsun:)
bakanımız bu çığlıklara karşı bir kelebek ömrü kadar diyormuş sayın hocam anatomizi de oluşturduk artık sayende bu çığlık bir fırtınaya dönüştü sizlerle.yüreğine sağlık.
hocam tek kelimeyle “mükemmel” bir yazı teşekkürler
saygıyla tuba…
Tebrikler çağatay çok güzel bir yazı
Mehmet hocam yürütülen bu mücadele zaten kamuoyunda çok fazla ses getirmişti..Son zamanlarda medyada çıkan haberlerden kat be kat fazlaydı bu ses..12 den fazla yazar yer verdi buna..yani kamuoyunun da bilgilenmesi pek etkili olmuyor..Hani Ümit Yaşar diyor ya bin yıl yanarım yanmayı öğrendimse..yanmak lazım belki de..
sayın BAKMAYAN ne kadar daha görmeyecek bakalım TÜRKÇEMİN HAREKETİNİ. hakkımızı eninde sonunda alacağız…
arkadaşlar milli eğitim müdürleri, hatta bakanlık çalışanları burada yazılanların farkında.bu site diye söylemiyorum özellikle memurlar netin sıkı takipçisi olduklarını yakınen biliyorum.kağızman milli eğitim müdürünün ağzından duyduklarımdır bu.forumda yazılan görüşler önemsenmez duyulmaz diyenler yanılıyor.her şeyden haberleri var, her şeyi gözlüyorlar uzaktn da olsa.
artık gözlemeyi bıraksalarda birazda bir şeyelr yapsalar iyi olacak bu arada yazı gerçekten çok güzel olmuş yüreğine sağlık