MÜCADELENİN HAKLILIĞI (1)




MÜCADELENİN HAKLILIĞI (1)

Her ne kadar kalemi içim buruk alsam da elime, sizlere mücadelemizin somut haklılığını ortaya koyan birkaç veri sunmaya çalışacağım. Çünkü bir kısım insanın bunların ancak kuyruğuna basınca sesleri çıkıyor gibi ifadeleri, bir öğretmen adayı (!) olarak beni çok büyük bir üzüntüye sevkediyor. Burukluğumsa ne kadar haykırırsak haykıralım kulakların sağır,gözlerin kör olmasından geliyor. Aslında bunun tarihi çok eski.Neredeyse insanlıkla bir.Hak , haksızlığın ortaya çıkmasıyla doğuyor ilk insanlarda olduğu gibi.Gücü elinde bulunduran ne kadar iyi niyetli olsa dahi güçsüz olanı ezmeyi kanun bilmiş ve bizler medeniyetin arşına ersek dahi ne yazık ki bu ilkel yanımızı hep saklı tutacağız.İşte bizim isyan gibi gözüken ama aslında doğal bir koruma güdüsüyle hareket ettiğimiz bu mücadele bize öğretilenler doğrultusunda kutsal bildiğimizi canımız pahasına korumaktan başka bir şey değildir.

Ana dilini öğretme arzusuyla eğitim fakültelerinde donanım kazanmış olan biz Türkçe öğretmenleri öğretmenliğin getirdiği o ağır sorumluluktan öte başka bir sorumuluk daha taşımaktayız ki bu sorumluluk hepsinden daha ağırdır. Çünkü Türkçe öğretmek bireylerin insanlığını kurmak,onlara ferdiyet ve şahsiyet kazandırarak Türk toplumunun bir üyesi yapmaktır.Globalleşen (!) dünyada bu tür ulusalcı ifadeler çok kötü yakıştırmalara maruz kalsa da binlerce yıldır bizi ayakta tutan,birlik ve beraberliğimizi sağlayan,kültürümüzün asli unsuru olan dilimizi bu ulvi amaçlar doğrultusunda koruyacağız ve öğreteceğiz .Türk toplumu olarak yarınlarda var olmak için bundan başka şansımız yok.

Biz Türkçe öğretmeni adaylarında planlı ve kurgulanmış bir yıpratma ve sayı azaltma hissi uyandıran bu olumsuz tutumu gelin hep birlikte görelim.Aksi taktirde ne bu coğrafya Türkiye olarak kalacak ne de her karış toprağında mücadele yatan bu vatan üzerinde tek Türk kalacak.

Burçin Yılmaz

04/12/2008




Yorum(lar)

“Mücadelenin Haklılığı”nı ortaya koymak adına güzel bir yazı dizisi. Kalemine sağlık hocam.

Gönderen: Mehmet Çağatay || 04 Aralık 2008

Sağolasın Mehmet hocam..Devamı gelecek..

Gönderen: Deruni Kadim || 04 Aralık 2008

kalemine, yüreğine sağlık burçin hocam…

Gönderen: ssule || 04 Aralık 2008

kalemine yüreğine canına sağlık kalemin şen olsun hocam.

Gönderen: serhat yılmaz || 04 Aralık 2008

Çok Teşekkür ederim arkadaşlar..

Gönderen: Deruni Kadim || 04 Aralık 2008

Türkçe üzerine bir mücadelenin yapılmasını gerekli kılanların utanacağı bir yazı kaleme almışsın hocam eline sağlık, çok beğendim. Herkesin aynı fikirle sonuna kadar hemfikir olması gereken bir konu dil. Sizi yazmaya, isyana teşvik edenler utanıyorlar mı acaba okudukça?

Gönderen: Tuğba Kağızman || 04 Aralık 2008

Teşekkür ederim canım..senin desteğin apayrı..utandıklarını zannetmiyorum..o kadar kalın derisi var ki yüzlerinin pişkin pişkin güldüklerini bile düşünüyorum..

Gönderen: Deruni Kadim || 05 Aralık 2008

ellerinize sağlık hocam…

Gönderen: eray.sener || 08 Aralık 2008

süper bir yazı olmuş burçin hocam. o utanması gerekenlerde yüz yok ki deri çeksinler ama seçimde biz onların ipini çekeceğiz:))
devamını bekliyoruz.

Gönderen: anaç || 08 Aralık 2008

Teşekkür ederim arkadaşlar..utanmak ilk insanlarda olmayan bir özellikti hepinizin de bildiği gibi..ne zaman toplum ortaya çıktı utanmak duygusu gelişti..yani toplum olarak yaşamayı içselleştirmiş ve insani değerlere sahip herkesin utanma duygusu vardır..

Gönderen: Deruni Kadim || 09 Aralık 2008

(?)

Gönderen: Deruni Kadim || 09 Aralık 2008

yüreğine sağlık burçin hocam. umarım haklılığımız bir gün alaşılacak. inatla badem bıyık bırakmayacağız…

Gönderen: Ahmet ASLAn || 12 Aralık 2008

“Çünkü Türkçe öğretmek bireylerin insanlığını kurmak,onlara ferdiyet ve şahsiyet kazandırarak Türk toplumunun bir üyesi yapmaktır.” İşte bu cümle bile yeter. Eline sağlık Burçin.

Gönderen: özlem turan || 13 Aralık 2008

Sağolun arkadaşlar..Bu arada meşhur cümle ;)

Gönderen: Deruni Kadim || 14 Aralık 2008
Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)