Fikret Bila Yazdı “Türkçe Öğretmenleri” (Milliyet)




Türkçe öğretmenleri

 

 

25 Kasım Salı 2008

Öğretmenlik mesleğinin kutsallığını belirtmeye bile gerek yok.  Geriye doğru bakıp da öğretmenlerini sevgiyle saygıyla anmayan kimse var mıdır?
Yoktur.
Öğrenci psikolojisiyle “Bana taktı” dediğimiz öğretmenlerimizi yıllar sonra sevgiyle, saygıyla anmaz mıyız? “Aslında haklıymış” demez miyiz? İlkokul öğretmenini görüp de önünü iliklemeyen, elini öpmeyen var mıdır?
Öğretmenlerimizin değerini çoğunlukla öğrencilik bittikten sonra anlarız ama mutlaka anlarız.
Dün Öğretmenler Günü’nde, ne bizim onların yüzüne bakacak ne de onların günlerini kutlayacak halleri vardı.
Milliyet’in dünkü manşetinde sorduğu gibi: “Öğretmenler nasıl kutlasın?”

Yaşam koşulları
Nasıl ve neyle kutlasınlar?
Arkadaşımız Sibel Kahraman’ın Milliyet’teki manşet haberinde gerçekler gözler önüne serilmişti.
Öğretmenlerimizin yüzde 72’si maaşları yetmediği için ek iş yapıyor. Eğitim Sen’in verilerine göre, Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 2 bin 725 YTL, açlık sınırı 1051 YTL ve öğretmen maaşları ek ders ücretleriyle birlikte ortalama 1000-1500 YTL. Yoksulluk ile açlık sınırı arasında geziniyor öğretmenlerimiz.
Öğretmenlerimizin yüzde 56.7’si kirada oturuyor. Yüzde 76.2’si banka kredisi kullandığını ve yüzde 38.2’si çocuklarına iyi bir gelecek hazırlayamayacaklarını söylüyor.
Bir öğretmen, Türkiye’de, yılda 1832 saat çalışıyor. Yeni ilkokul öğretmeninin yıllık kazancı 12 bin dolar. Aynı kıdemdeki bir ilkokul öğretmeni Çek Cumhuriyeti’nde 18 bin, İspanya’da 32 bin, Fransa’da 23 bin dolar alıyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Öğretmenlerimizin çalışma koşulları ağır, ancak ücretleri çok düşük. Geçinmek için ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyorlar.
Bu, onların değil devletin bir ayıbı. Öğretmenlere, sadece öğretmenlik yaparak insanca yaşayabilecekleri koşulları sağlayamayan bir devlet başını nasıl dik tutabilir?

Türkçe öğretmenlerinin şikâyeti
Öğretmenlerin genel ücret düzeylerinin düşüklüğünün yanı sıra yatay eşitlik açısından da önemli sorunları var.
Öğretmenler 4 ayrı biçimde istihdam ediliyor. Kadrolu, sözleşmeli, vekil ve ücretli…
Her birinin koşulları ve ücretleri farklı. Sözleşmeli, vekil ve ücretli öğretmenlerin bir iş güvencesi yok. Bu durumdaki öğretmen sayısının 100 bin civarında olduğu belirtiliyor.
Öğretmen atamaları ise her yıl yaşanan bir dram gibi. Okulu bitirdikten sonra yıllarca atama bekleyen öğretmenlerimiz, inşaatlarda çalışmaktan pazarda çalışmaya kadar her türlü işi yapmak zorunda kalıyorlar. Oysa Türkiye, sürekli öğretmen açığından yakınıyor.
Son dönemlerde en yoğun yakınma Türkçe öğretmenlerinden geliyor. İhtiyaç olduğu halde Türkçe öğretmenliği için kadro açılmamasından şikâyet ediyorlar. Örneğin İngilizce ve Din Kültürü öğretmenlerine, Türkçe öğretmenlerinden daha fazla kadro açılmasının izah edilmesini istiyorlar. Bu tercihin gerçek ihtiyaca dayanmadığı kanısını taşıyorlar. Türkçe öğretmenlerinin kasıtlı olarak arka planda bırakıldığından kuşku duyuyorlar.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkçe öğretmenlerimizi bu konuda bilgilendirmesi gerekiyor. Tatmin edici gerekçelerle bu uygulamanın izah edilmesini bekliyorlar.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Öğretmenler Günü’nü, hazırladığı afişlerde Atatürk’ün bir sözüne yer vererek kutluyor:
“Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”
Atatürk’ün, öğretmenliğin işlevini çok iyi anlatan vecizesi böyle.
Ama önce öğretmenlerin kurtarılması gerekiyor, onlar da milleti kurtaracak nesiller yetiştirsinler…

Fikret Bila

Yön

Milliyet



Yorum(lar)

size çok teşekkür ederim ne kadar anlarlar sizi bilemiyorum işlerine gelmez belki görmezden gelebilirler. bu süreç içerisinde duyarsızlaşmadan bir süre sonra etkili olmaya başlayacaktır. buna da inancım sonsuz. yazarlarımızın bizim sorunlarımıza eğilmesi çok güzel. saygılarımla tuba…

Gönderen: tuba || 05 Aralık 2008

ATATÜRK ZAMANINDA MAAŞLAR NE KADARDI? BUNU MERAK EDİYORUM. BİR DE OSMANLININ İYİ ZAMANINDAKİ MAAŞLAR NE KADARDI?
KARŞILAŞTIRMA YAPMAK İÇİN BUNLARI DA BİLMEK LAZIM…

Gönderen: TURKCEHERKAN || 13 Aralık 2008

üsteki arkadaşa yanıtımdır:

1923 yılı öğretmen maaşı 25 cumhuriyet altını.

Şimdi ise yaklaşık 5 cumhuriyet altını.

Hadi maaşını geçtim. Atatürk öğretmene hakettği saygınlığı vermiştir. 3 kuruşa muhtaç etmemştir. bölmemiştir, böldürmemiştir.

Gönderen: Mehmet Çağatay || 14 Aralık 2008

nolur bu konunun üstüne gidin kamuoyu oluşturmak zorundayız. siz ve sizin gibiler ancak bize yardım edebılır….

Gönderen: CANEROZCAKMAK || 16 Aralık 2008

Bu sene kasım atamlarında o büyük şansı yakalayan nadir Türkçe öğretmenlerinden biriyim.Öyle çok arkadaşım var ki sabırsızlıkla bekleyen ve başarılı olacaklarına sonuna kadar inandığım…Bizler bu ülkede dönen oyunların farkındayız.Ama bu oyunların ana dilimiz üzerinde gerçekleşmesi çok utanç verici.Bu devlet kendi kurumlarında verdiği eğitime güvenmeyip bizlere kpss kabusunu yaşatıp ardından binlerce öğretmeni bunalıma sürüklüyorsa “yazıklar olsun” demekten başka bir ifade bulamıyorum.Tüm öğretmen adaylarına sabır diliyorum.

Gönderen: merve || 26 Aralık 2008

valla allah razı olsun medyadan bir kişi duyarlılık göstermiş en büyük derdimize.2 senedir atanamıyorum devlet millet düşmanı oldum.anarşist olup çıkacağım en son olarak ortalığa.başka yapacak bi iş kalmadıki.bari sokakta anarşi kopartalım.bunalıma giriyorum.sen bin türlü zorluklarla oku oku ondan sonra hadi bakalım ne yapıyorsan yap.birdenbire boşluğa düş.kardeşim benim de bir işim olsun.benim de öğrencilerim olsun,benimde maaşın olsun,benim de sıcak bir yuvam olsun,benim de mutlu huzurlu bir hayatım olsun.değerli arkadaşlar,sayın bakanım çok şey mi istiyorum sizce?

Gönderen: yunus beşli || 25 Ocak 2009

çok teşekkürler Fikret BİLA..ama nedendir bilinmez bu gerçekler neden gözardı ediliyor.artık anlamamız gereken bu işin kasıtlı olduğumu…

Gönderen: avci55 || 26 Ocak 2009

Bu meslek para için yapılmaz ama hakedip okuduysak ve hakikaten değer verilen kutsal bir meslek edinmişsek atanmakla ödüllendirilmeli.Bizi öğrencilerimizden yıllarca ayrı bırakarak daha da çok eziyet çektirerek bize öenm verdiklerini sananlar kör olmuşlar kör…

Gönderen: ceylin_2632 || 28 Ocak 2009

maaş kısm çok sorun değil.bir çok kişiden daha fazla maaş alıyoruz.ama saygı duymuyorlar,eski öğretmenlere duyulan sayının yarısı yok.en çok yara alınan kısım budur!

Gönderen: gulnihal00 || 21 Şubat 2009
Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)